9 Şubat 2015 Pazartesi

The Way We Were 1973 Yönetmen Sydney Pollack Oyuncular Robert Redford Barbra Streisand

The Way We Were 1973 
Yönetmen Sydney Pollack

Oyuncular Robert Redford Barbra Streisand
Hikaye
1930 ile 1970’li yıllar arasında Amerika’da geçen Katie (Barbra Streisand) ve Hubbell (Robert Redford)’ın unutulmaz hikayesini anlatıyor. Film 1970’li çıkış yıllarında, özellikle hikayeyi tamamlayan müzikleri ile de oldukça dikkat çekmiştir. Oscar ve Grammy gibi ödülleri almayı başaran filmde, Katie oldukça idealist bir lise öğrencisidir ve o dönemlerde yakışıklı Hubbell ile beraber olmak istemektedir. Bir şekilde onu ikna edip beraber olmasından sonra ise aşk başlar. O dönem ki Amerikan siyasi hayatına da değinen film efsaneler arasında yer almakta. 1973 yapım olan bu filmi Türkçe alt yazılı olarak sizlerle


Uzlaşmaz aşıklar Katie Morosky(barbara streisand) ve Hubbell Gardiner(robert redford) rolünde. Onlarınki, McCarthy dönemi Hollywood'unun paranoyası, ve savaş yıllarının Amerikası'nda modası geçmiş sayılabilecek, klasik, zıtların çekimiyle alevlenen bir aşk hikayesi.

Sahara Abenteuer in der Wüste 2005 720p izle Yönetmen Breck Eisner Oyuncular Matthew McConaughey Penélope Cruz Steve Zahn

Sahara  Abenteuer in der Wüste 2005  720p Türkçe Dublaj izle
Yönetmen Breck Eisner
Oyuncular Matthew McConaughey Penélope Cruz Steve Zahn



The Great Santini 1979 Yönetmen Lewis John Carlino Oyuncular Robert Duvall

The Great Santini 1979
Yönetmen  Lewis John Carlino
Oyuncular   Robert Duvall   David Keith   Blythe Danner   Michael O`Keefe   Lisa Jane Persky


 

25 Ocak 2015 Pazar

MHP ile HDP iş birliği içinde mi? mhpbahçelinin 7 haziran keskin viraj açıklaması anlaşıldı

MHP ile HDP iş birliği içinde mi?

 (mhpbahçelinin 7 haziran keskin viraj açıklaması anlaşıldı.)

 

 

Siyasi arenada birbirinin zıttı gibi görünen MHP ve HDP perde arkasında bir iş birliği içinde mi? 

Adıyaman'da meydana gelen bir ittifak Türkiye kamuoyunda önemli yer edinmeye başladı.

 Siyasi arenada birbirinin zıttı gibi görünen MHP ve HDP perde arkasında bir iş birliği içinde mi? Bugünlerde Adıyaman'da sürekli bu soru sorulmaya başlandı... Bunun nedeni HDP Adıyaman İl Başkanı Mehmet Ali Alataş'ın açıklamaları. Bakın Alataş, MHP ile ilgili neler söyledi?

Mustafa Aloğlu:
MHP ilçe başkanının oğlu partinizden aday adayı olmak istiyor. Yaklaşım ne, taban ne der buna siz ne diyorsunuz?

Adıyaman'da yayın yapan Mercan TV'deki "Aloğlu ile bakış açısı" programına katılan HDP İl Başkanı Mehmet Ali Alataş çarpıcı açıklamalar yaptı. Alataş, PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması için başlatılan imza kampanyasına MHP'den de destek geldiğini söyledi..

Mehmet Ali Alataş: Bizim açtığımız standa gelip kendi iradesiyle gelip imza veren MHP Adıyaman İl Yöneticisi de var. İsim vermek istemiyorum. MHP'nin il yönetiminden Öcalan'ın özgürlüğü için imza kampanyasına imza veren diye.

Peki, siyasi alanda birbirine çok zıt görünen MHP ve HDP Adıyaman'da iş birliği mi yapıyor? programda açıklanan bir ayrıntı iki partinin birbirine sempatiyle baktığı yorumlarına neden oldu..

 Mustafa Aloğlu: MHP Gerger İlçe Başkanı Ramazan Aslan'ın oğlu Ahmet Şükrü Aslan HDP'den milletvekili aday adayı olacak. Bunun hakkında "Sayın başkan nasıl yaklaşır?" diyor. Yani tam zıt bir parti karşınızda. Siyasi literatürde.. MHP İlçe Başkanı'nın oğlu partinizden aday adayı olmak istiyor. Yaklaşım ne, taban ne der buna? Siz ne diyorsunuz?

Mehmet Ali Alataş: Ben bu arkadaşımızı tanımıyorum, ismini de duymadım aday olabilir. her arkadaşımızın aday adayı olma hakkı vardır. Tek taraflı bir irade beyanıdır. Partimiz değerlendirir. Büyükleri MHP'lidir diye değerlendirilmez. Hangi partinin yakınından gelirse gelsin onu değerlendirir gereken yere de koruz.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Adıyaman'da MHP, HDP ile birlikte hareket ediyor" yorumlarına neden olan açıklamalara nasıl bir cevap vereceği merak konusu..

 

izle How the West Was Won 1963 James Stewart, John Wayne, Gregory Peck Directors John Ford, Henry Hathaway

How the West Was Won 1963
164 min  Western 

December 1968 Turkey

 A family saga covering several decades of Westward expansion in the nineteenth century--including the Gold Rush, the Civil War, and the building of the railroads.


Directors John Ford, Henry Hathaway
Writer James R. Webb
Stars James Stewart, John Wayne, Gregory Peck


http://www.imdb.com/title/tt0056085/
http://en.wikipedia.org/wiki/How_the_West_Was_Won_(film)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Batının_Zaferi



Navajo Joe 1966 Burt Reynolds Director Sergio Corbucci 93min Western 12 May 1969 Turkey

Navajo Joe 1966
93min   Western  12 May 1969 Turkey


 An Indian warrior called Navajo Joe seeks revenge on a gang of sadistic outlaws who has massacred the people of his tribe.




Director Sergio Corbucci
Writers:Ugo Pirro (story), Piero Regnoli (screenplay)
Stars:Burt Reynolds, Aldo Sambrell, Nicoletta Machiavelli
http://www.imdb.com/title/tt0061587/



AB dışişleri bakanları olağanüstü toplanacak AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini 25 Ocak 2015 22:52 BRÜKSEL

AB dışişleri bakanları olağanüstü toplanacak

  25 Ocak 2015 22:52
BRÜKSEL
 
AB dışişleri bakanları Ukrayna'da şiddetlenen çatışmalar nedeniyle olağanüstü toplanacak.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları Ukrayna'nın doğusunda şiddetlenen çatışmalar nedeniyle olağanüstü toplantıya çağrıldı.
AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, ayrılıkçıların Rusya sınırına 60 kilometre mesafedeki liman kenti Mariupol'a dünkü saldırısı ve tırmanan çatışmaları görüşmek için bakanlardan 29 Ocak'ta Brüksel'de toplanmalarını istedi.
Mogherini, dün yaptığı açıklamada Rusya'dan, Donetsk ve Luhansk kentlerini kontrolleri altında tutan ayrılıkçıların üzerindeki etkisini kullanmasını ve askeri, siyasi ve mali desteği kesmesini talep etmişti.
Yüksek Temsilci Mogherini, Ukrayna'nın doğusunda silahlı çatışmaların şiddetlenmesinin "AB ve Rusya arasındaki ilişkileri kaçınılmaz olarak daha da kötüleştireceği" uyarısını yapmıştı.

Nijerya ordusu, Boko Haram saldırısını püskürttü 25 Ocak 2015 23:31 MAİDUGURİ

Sebze ve meyve fiyatları hızlı tren ile ucuzlayacak Yatırım programına girecek

Sebze ve meyve fiyatları hızlı tren ile ucuzlayacak

Sebze ve meyvenin kalbi Antalya-Kumluca, yüksek hızlı tren ile İstanbul’a bağlanacak. 

Böylece sebze ve meyve fiyatlarını artıran taşıma kaynaklı yıllık 20 milyarlık kaybın önüne geçilecek.

 Bu da fiyatlara ciddi oranda düşüş olarak yansıyacak.

Mevsimsellik ve hava durumunun dışında sebze ve meyve fiyatlarının belirlenmesinde büyük rol oynayan taşımacılıkla ilgili önemli bir adım atılıyor. Türkiye'de sebze ve meyve üretimi için kritik öneme sahip olan Kumluca'nın hızlı tren hattına bağlanması gündeme geldi. Böylece sebze ve meyvenin İstanbul'a ulaşımı 5 saate düşürülecek. Bu sayede üreticiden tüketiciye ulaşırken yılda 20 milyar liralık bölümü çürüyen sebze ve meyvenin önüne geçilirken, bu da fiyatlarda ciddi bir ucuzluğa neden olacak. Edinilen bilgilere göre Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın İstanbul ve Ankara'dan Antalya'ya bağlanacak Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı Kumluca ilçesine kadar uzanacak.

20 milyar lira havaya uçuyor

Proje henüz netlik kazanmasa da konuya ilişkin fizibilite çalışması yapılıyor. Kumluca'nın demiryolu ile İstanbul-Antalya YHT hızlı tren hattına bağlanmasıyla birlikte sebze meyve fiyatlarında taşımacılık kaynaklı artışların önüne geçilmiş olacak. 

Her yıl milyarlarca liralık ürün çöpe gitmek zorunda kalmazken, tüketici de uygun fiyata sebze ve meyve alabilecek.
 Yazın aşırı sıcaklar nedeniyle bozulma yaşanırken, kışın ise yoğun kar yağışı olan dönemlerde Antalya'dan İstanbul'a sebze meyve taşınması birkaç günü alabiliyor. Hattın tamamlanması ile birlikte Kumluca'dan vagona yüklenen sebze meyve 5 saatlik bir sürede İstanbul'a, daha kısa bir sürede ise Ankara'ya ulaşabilecek. Her yıl 46-47 milyon ton sebze-meyvenin üretildiği Türkiye'de bunun yaklaşık 20 milyar liraya karşılık gelen yüzde 25'i telef oluyor.

Yatırım programına girecek

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da üretici ve tüketicinin daha az mağduriyet yaşaması için konuyu yakından takip ediyor. 


Öte yandan İstanbul-Antalya Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı'na ilişkin yol haritası da netleşiyor.

 İstanbul'u Eskişehir-Kütahya-Afyon üzerinden bağlayacak hatta ilişkin adımlar atılmaya başladı. 

Kalkınma Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre Eskişehir-Kütahya-Afyon'un 2015 yatırım programına alınması için teklif yapıldı.

Türkiye IŞİD'in ki Japon vatandaşından Haruna Yukawa’ya yaptığı infazı kınadı 25 Ocak 2015 ANKARA

Türkiye IŞİD'in yaptığı infazı kınadı

  25 Ocak 2015 ANKARA

 

Türkiye, IŞİD'in rehin tuttuğu iki Japon vatandaşından birini infaz etmesini şiddetle kınadı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "DEAŞ terör örgütünün, elinde rehin tuttuğu iki Japon vatandaşından Haruna Yukawa’yı infaz ettiği derin üzüntüyle öğrenilmiştir. Bu barbarca terör olayını şiddetle kınıyoruz" ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Haruna Yukawa'nın ailesine, Japon hükümeti ve halkına başsağlığı dilenerek acılarının paylaşıldığı belirtildi.

Bakanlık, "bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadelede uluslararası dayanışmanın içinde olmaya devam edeceğini" yineledi.

Ukrayna'da sivil yerleşim bölgesini hedef alan saldırılar kınandı

Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın Mariupol şehrindeki sivil yerleşim bölgelerini hedef alan roket saldırılarında 30'un üzerinde can kaybı yaşanmasını ve hedef gözetmeksizin yapılan saldırıları şiddetle kınadığını açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Ukrayna’nın doğu bölgesinde son dönemde yoğunlaşan çatışmalar ile artmakta olan sivil can kayıplarından endişe duyduğumuzu belirtmiştik. Son on gün içinde meydana gelen ve 26 sivil can kaybına neden olan iki saldırının ardından, 24 Ocak 2015 günü de Mariupol şehrindeki sivil yerleşim bölgelerini hedef alan roket saldırılarında 30'un üzerinde can kaybı yaşanması ve çok sayıda kişinin yaralanmasından derin üzüntü duyuyoruz. Hedef gözetmeksizin yapılan bu saldırıları şiddetle kınıyor, tüm Ukrayna halkına başsağlığı, yaralılara acil şifa diliyoruz" ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, sivillere yönelik bu roket saldırılarının, Minsk ateşkes mutabakatlarına uyulması yönünde Türkiye ve uluslararası toplum tarafından yapılan çağrıların dikkate alınmadığını gösterdiği belirtildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Türkiye olarak, bölge güvenliğini ve istikrarını da tehdit eden krize, uluslararası hukuk temelinde siyasi çözüm bulunmasını teminen, tüm tarafları Minsk mutabakatı çerçevesinde samimi ve yapıcı diyaloğa bir kez daha davet ediyor, bu tür saldırıların tekerrür etmemesi için kalıcı barışa temel teşkil edecek ateşkes girişimlerini desteklemeyi sürdüreceğimizi yineliyoruz."

 

 

Irak'ın başkenti Bağdat'taki bombalı saldırılarda 14 kişi hayatını kaybetti, 48 kişi yaralandı 25 Ocak 2015 BAĞDAT


Irak'ta şiddet durmuyor

  25 Ocak 2015 BAĞDAT 
 
Irak'ın başkenti Bağdat'taki bombalı saldırılarda 14 kişi hayatını kaybetti, 48 kişi yaralandı.

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, El-Bab bölgesinde el yapımı bombayla 2 ayrı noktaya saldırı düzenlendi. Patlamalarda 8 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.
Başkentin güneyindeki Ebu Deşir semtinde, halk pazarı yakınında düzenlenen bombalı saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı. 
Es-Siba semti meydanındaki patlamada 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı. Aynı bölgede bir araca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu Sahve güçlerinden 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Öte yandan Başkentin doğusundaki Habibe semtinde bir lokantanın önüne yerleştirilen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 8, Et-Tevise mahallesinde de askeri devriye aracını hedef alan saldırıda 3 kişi yaralandı. 
Saldırıların sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı.


Ukrayna'da Saldırılar devam ederse bedeli olur ABD Dışişleri Bakanı John Kerry 25 Ocak 2015 WASHINTGON

Saldırılar devam ederse bedeli olur

  25 Ocak 2015 WASHINTGON
 
ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Rus mevkidaşı Lavrov ile telefonda yaptığı görüşmede, Ukrayna'da gerginliğin azaltılmasının herkesin çıkarına olduğunu, saldırıların sürmesi halinde bedelleri olacağını söylediği kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefonda görüştüğü belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Kerry’nin, telefonda görüştüğü Lavrov'a, ABD’nin, Ukrayna’nın güneyindeki Mariupol’da dün Rusya yanlısı ayrılıkçıların ağır silahlarla düzenlediği ve birçok sivilin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin kınamasını yinelediği bildirildi. 
Açıklamada, Kerry'nin, acilen ateşkesin tesis edilmesine, ağır silahların çekilmesine ve sınırın kapatılmasına ihtiyaç bulunduğunu Lavrov'a ilettiği kaydedildi.
Kerry’nin, gerginliğin azaltılmasının herkesin çıkarına olduğunu vurguladığı kaydedilen açıklamada, Washington’ın ciddi anlaşma çabalarına katılmaya hazır bulunduğunu söylediği, Lavrov'a, Rusya'nın saldırılarının devam etmesi halinde bunun bedelleri olacağını anlattığı bildirildi. 
Açıklamada, iki Bakanın ayrıca yarın Moskova’da Suriye’de barış çabalarına dönük başlayacak konferansı kısaca ele aldıkları bilgisi verildi. 
Ukrayna’da, güneydeki Mariupol kentinin Vostoçnoe semtine dün ağır silahlarla düzenlenen saldırıda 30 kişi ölmüş, 103 kişi yaralanmıştı.

Facebook'ta Hz. Muhammed'e hakarete soruşturma 25 Ocak 2015 22:25 ANKARA


Facebook'ta Hz. Muhammed'e hakarete soruşturma

  25 Ocak 2015 22:25 ANKARA

 

Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta Hazreti Muhammed’e hakaret içerikli paylaşımlarla ilgili soruşturma başlattı.

 

 


Freni patlayan kamyon 9 araca çarparak durabildi 25 Ocak 2015 ANKARA

Freni patlayan kamyon 9 araca çarparak durabildi

  25 Ocak 2015 ANKARA 
 
Başkentte, seyir halindeyken freni patlayan kum yüklü kamyonun 9 araca çarptığı kazada 1'i ağır 3 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Çankaya Mahallesi Dikmen Caddesi'nde, Emniyet Genel Müdürlüğü istikametinde seyir halindeyken freni patlayan kum yüklü kamyon, kırmızı ışıkta bekleyen 9 araca çarptı.
Kazada 1'i ağır 3 kişi yaralandı.
Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ve çok sayıda ambulans sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralıları, ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere götürdü.
Kaza nedeniyle bir süre trafiğe kapanan Dikmen Caddesi Büyükşehir Belediyesine ait ekiplerce yapılan çalışmanın ardından açıldı.

İran ABD'yi çıldırtacak! Dolar değil TL kullanacağız İran artık dış ticarette dolar yerine Türk Lirası, Ruble gibi para birimlerini kullanacağını açıkladı. 24.01.2015

İran ABD'yi çıldırtacak! 

Dolar değil TL kullanacağız

İran artık dış ticarette dolar yerine Türk Lirası, Ruble gibi para birimlerini kullanacağını açıkladı.

 24 01 2015

 İran Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Gulamali Kamyab, ülkesinin artık yabancı ülkelerle ticari işlemlerinde dolar kullanmadığını açıkladı. Kamyab, "İran artık yabancı ülkelerle ticari ve mali işlemlerinde Türk Lirası, Çin Yuanı, Rus Rublesi ve euro gibi diğer para birimlerini kullanıyor" dedi.

Tasnim Haber Ajansı'na konuşan Kemyab, ihracat ve ithalatta dolar yerine ticaret yapılan ülkelerin milli para birimlerinin kullanıldığını belirterek, "İran artık yabancı ülkelerle ticari ve mali işlemlerinde Türk Lirası, Çin Yuanı, Rus Rublesi, Güney Kore Wonu ve Avro gibi diğer para birimlerini kullanıyor" dedi. Kemyab, İran'ın bazı ülkelerle "döviz takas anlaşmaları" yapmayı planladığını da dile getirerek, söz konusu anlaşmaların İran ve diğer ülkeler arasındaki ticari ve ekonomik işlemleri kolaylaştıracağını ifade etti.

ÇİN'LE YUAN

İran, en büyük ticari ortaklarından Çin ile yaptığı petrol ticaretinde 2012'den beri dolar yerine Çin Yuanı kullanıyor. Diğer ticari ortaklarıyla da ticarette dolar kullanımından vazgeçme planları yapan İran'ın Petrol Bakanı Bicen Namdar Zengene, eylül ayında Tahran'da düzenlenen İran-Rusya Ekonomik İşbirliği Konseyi 11. Toplantısı'nda, Rusya ile ticarette dolar yerine riyal ve ruble kullanmayı planladıklarını bildirmişti. Türkiye ile İran arasında da milli para birimlerinin kullanılmasına ilişkin görüşemeler yapıldığı ve bu konuda olumlu gelişme kaydedildiği bildirilmişti.

4 MİLYAR DOLAR İHRACAT

Türkiye 2014 yılında İran'a 4 milyar dolarlık ihracat yaptı. İran geçen sene Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı 9. ülke oldu.

 

Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Tolunay Kafkas, istifa etti e 25 Ocak 2015 19:38 KARABÜK


25 Ocak 2015 19:38 KARABÜK 

Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, 2-1 yenildikleri Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçının ardından istifa ettiğini açıkladı.

Kafkas, basın toplantısında, kendisine destek olan herkese teşekkür ederek, özellikle Kulüp Başkanı Mustafa Yolbulan ve Asbaşkan Murat Yolbulan'ın itibarlı ve saygılı kişiler olduğunu söyledi.
Görevinden istifa ettiğini belirten Kafkas, "Bu işçi ve emekçi şehrinde, bana destek olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Bir tarafım her zaman burada kalacak. Basın mensuplarına da teşekkür ediyorum. Keşke böyle bitmeseydi ama futbolun içinde bunlar var" dedi.
Takımın önünü açmayı doğru bulduğunu, takıma zarar verirse kendisini affedemeyeceğini anlatan Kafkas, "Burayı çok seviyorum. Bu ayrılık benim için kolay değil. Kulüp başkanıyla henüz görüşmedim. Takımın oynadığı futbol ve başımıza gelenler ortada. Bundan sonra daha düzgün ve iyi olacağını düşünüyorum" diye konuştu.
Maçla ilgili değerlendirme yapmak istemeyen Kafkas, bir soru üzerine şunları dile getirdi:
"Takımda disiplinsizlik yok ancak bugün kırmızı kart gören iki oyuncunun yaptıkları affedilir değil. Zaman zaman oluyor bunlar, duygularına yeniliyor insan. Belki bundan sonra silkinirler, birilerinin ayrılmasına tepki verirler. Bu takımın ligde mutlaka yaşaması lazım. Bende de bazı birikimler oldu ama burayla ya da kulüple ilgili değil. Aynı şeylerin hep bize olması biraz canımı sıkmaya başladı. Bir değişiklik kulüp adına iyi olur."
"Bugüne kadar başladığım işi hep bitirdim ancak burada bu olmadı" diyen Kafkas, "Kulübe zarar vermek istemediğim için görevi bırakıyorum. Benimle bu kulübün arasına sadece yol girer. Kalbim her zaman burada. Yarın bakarsınız yine geliriz. Bir tarafımız hep kırmızı-mavi kalacak" ifadesini kullandı. 
Kafkas, hakemlerle ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı:
"Bu yıl bize denk geldi, anormal hatalar oldu maalesef. Neden oldu, nasıl oldu, anlamak mümkün değil. İşimi iyi yapmaya çalışıyorum. Bu durumu bir şeye bağlamamak lazım. Bunun sorumlusu benim. Ne hakemler, ne oyuncular, ben beceremedim, yapamadım. Kulüp başkanı ve oyuncular her şeyi yaptı." 
- Mehmet Özdilek
Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek de önemli galibiyet aldıklarını vurguladı.
Oyuncuları tebrik ettiğini ve karşılaşmanın "ilklerin maçı" olduğunu kaydeden Özdilek, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"İlk deplasman galibiyetimizi aldık. Rakip gördüğümüz bir takımı deplasmanda yenmek, bizi gelecek adına ciddi anlamda umutlandırdı. 1-0 yenikken, geriden gelip 2-1 kazanmak da önemli. İlk yarıda gol bulabilirdik. Rakibe alan bırakmadık. İkinci yarının başında baskı yiyeceğimizi biliyorduk. Nitekim baskıyı ve golü yedik. Drenthe'nin attığı gol belki de haftanın en güzel golü olacak. Bu tür bireysel oyuncuların bu maçlarda sahneye çıkması çok önemli."
Rakibin kırmızı kartlarla eksilmesinin, kendilerini rahatlattığını ifade eden Özdilek, aldıklarının sadece bir galibiyet olduğunu, önlerinde daha uzun maraton bulunduğunu aktardı. 
Bir soru üzerine Özdilek, hakemin sağlıklı maç yönettiğini, maçın kaderini değiştirecek hataların olmadığını dile getirdi.


PEGIDA gösterilerine 17 bin 300 kişe katıldı 25 Ocak 2015 19:32 DRESDEN

PEGIDA gösterilerine 17 bin 300 kişe katıldı

  25 Ocak 2015 19:32 DRESDEN
 
PEGIDA hareketi tarafından Dresden'de ilk kez pazar günü düzenlenen gösteriye 17 bin 300 kişinin katıldığı bildirildi.

Almanya’nın Dresden kentinde ''Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar’’ (PEGIDA) hareketinin düzenlediği gösteriye 17 bin 300 kişinin katıldığı bildirildi.
Dresden kentinde ekimden bu yana pazartesileri yabancı düşmanı gösteri düzenleyen PEGIDA taraftarları, ilk kez pazar günü eylem yaptı. ''Dünyaya açık Dresden'' sloganıyla yarın ünlü sanatçıların katılımıyla konser düzenleneceği, PEGIDA'nın gösterilerine katılanların bu konsere gidebilmeleri için eylemin bugün yapıldığı açıklandı.
Semper Operası önündeki Theaterplatz Meydanı'nda düzenlenen 13. eyleme katılanlar, "Yurdumuzu seviyoruz, bundan dolayı bizi Almanya’nın utancı olarak nitelendiriyorlar", "Göç yerine eğitim", "Gerçekleri söylemeye cesaret edin" ve ‘’Bugün Paris, yarın Dresden’’ yazılı dövizler ile Almanya bayrakları taşıdı.
Göstericiler, her hafta olduğu gibi ‘’Halk biziz’’ ve ‘’Yalancı basın’’ sloganları attı.
PEGIDA hareketinin sözcüsü Kathrin Oertel, burada yaptığı konuşmada, ülkede PEGIDA'nın oluşumuna ön yargılı yaklaşıldığını savunarak, geçen hafta basın toplantısı düzenlemek için kendilerine yer bile verilmek istenmediğini söyledi.
Son seçimlerde Saksonya'da sandığa gidenlerin sayısının yaklaşık yüzde 50 olduğuna dikkati çeken Oertel, siyasetçilerin kendilerini temsil etmediğini öne sürdü.
Oertel, düzenledikleri gösterilerle güce ulaştıklarını ileri sürerek, ‘’Biz güçlü oldukça bizden daha fazla korkuyorlar’’ ifadesini kullandı.
Oertel, ayrıca Saksonya’da yapılması planlanan polis reformunu eleştirerek, bu konuda halk oylaması istedi.
Gösteride konuşan PEGIDA’nın Leipzig kentindeki uzantısı LEGIDA'nın organizasyon sorumlusu Silvio Rösler de PEGIDA ile aralarındaki görüş farklılıklarının giderildiğini belirterek, gelecekte iki grubun yan yana yürüyeceklerini ve birlikte çok şey başaracaklarını öne sürdü.
Gösterinin sonunda Hollanda'da Müslüman karşıtı tutumuyla tanınan aşırı sağcı Özgürlükler Partisi (PVV) Lideri Geert Wilders’in mesajı okundu.
PEGIDA, protesto edildi
Öte yandan, PEGIDA gösterisinin yakınındaki Schlossplatz Meydanı’nda karşıt gösteri düzenlendi.
Bir grup, Schlossplatz’da müzik eşliğinde ve süpürgelerle PEGIDA’yı protesto ederken, diğer bir grup da Augustus Köprüsü’nün başında gösteri yaptı.
Karşıt göstericiler, ‘’Korkmayın’’, ‘’Ne kadar halk olursanız olun, biz halklarız’’ ve ‘’Sevgili yabancılar PEGIDA ile bizi yalnız bırakmayın’’ yazılı göçmen ve yabancı yanlısı dövizler taşıdı ve slogan attı.
Polis, iki grubu ayırmak için yoğun güvenlik önlemi aldı.
Dresden polisi tarafından yapılan açıklamada, PEGIDA eylemine 17 bin 300, karşıt gösteriye de yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı bildirildi.
İki grup arasında zaman zaman sözlü sataşmalar yaşandığı ancak genelde gösterilerin olaysız geçtiği kaydedildi.
Resmi rakamlara göre yaklaşık 350 kişilik PEGIDA grubu, 20 Ekim'de gösterilere başlamış, İslam ve göçmen karşıtı söylemleriyle desteğini artırmıştı. Grubun 12 Ocak’ta yaptığı gösteriye 25 bin kişi katılmış, 19 Ocak’taki gösteri ise PEGIDA’nın kurucusu ve başkanı Lutz Bachman’a terör saldırısı yapılacağı tehdidi üzerine iptal edilmişti.  
Ardından Adolf Hitler’in saçını ve bıyığını taklit ettiği fotoğrafını sosyal paylaşım sitesinden paylaştığı ortaya çıkan Bachmann, tartışmalar ve Dresden Savcılığının soruşturma başlatması üzerine görevinden istifa etmişti.

Yunanistan'daki seçimlerde SYRIZA önde gidiyor 25 Ocak 2015 19:25 ATİNA

Yunanistan'daki seçimlerde SYRIZA önde gidiyor

  25 Ocak 2015 19:25 ATİNA
 
Yunanistan'da 300 milletvekilinin belirleneceği erken parlamento seçimlerinde sandık çıkış anketlerine göre ana muhalefet partisi SYRIZA önde gidiyor.

Yunanistan'da 300 milletvekilinin belirleneceği erken parlamento seçimlerinde sandık çıkış anketlerine göre ana muhalefet partisi Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) önde gidiyor.

Çatışmak isteyenlere karşı inadına barış AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu 25 Ocak 2015 DİYAR-î BeKiR

Çatışmak isteyenlere karşı inadına barış

  25 Ocak 2015 DİYAR-î BeKiR
 
Başbakan Davutoğlu, "Ertuğrul Gazi'nin, Selahaddin Eyyübi'nin torunları çatışmak isteyenlere karşı inadına barış, kardeşlik, yeni Türkiye, yeni Ortadoğu, yeni dünya diyecek" dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Seyrantepe Spor Kompleksi'nde gerçekleştirilen Diyarbakır 5. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasına, "Peygamberler şehri, Peygamberi her vesileyle anan ve onun yolundan yürüyen Diyarbakır'a" selam vererek başladı.
"Diyarbakır seninle gurur duyuyor" sloganlarına, "Biz her bir Diyarbakırlıyla gurur duyuyoruz" karşılığını veren Davutoğlu, salondakileri Kürtçe de selamladı. Salonda asılan bir pankartı okuyan Davutoğlu, Kürtçe, "Varlığınız, varlığımızdır" ifadesini kullandı.
Başbakan Davutoğlu, "Millet olarak çok büyük sınavlardan geçiyoruz. O sınavları ancak ve ancak Diyarbakır'a ruhunu, maneviyatını ve kimliğini vermiş olan Nebilerin, sahabelerin, alimlerin izinden yürüyerek aşabiliriz, Selahaddin-i Eyyubi'nin, Ertuğrul Gazi'nin izinden yürüyerek aşabiliriz" diye konuştu.
Diyarbakır'a 2 sene önce de geldiğini hatırlatan Davutoğlu, bu ziyareti sırasında, Dicle Üniversitesi'nde öğrencilere hitap ettiğini, öğrencilerde gördüğü coşkuyu, aşkı, kardeşliği salonda da görmekten gurur duyduğunu söyledi.
Başbakan Davutoğlu, Diyarbakırlı'nın yiğit, vefakar, ehli iman, ehli edeb olduğunu vurgulayarak, kenti mürşit şehir olarak nitelendirdi.
Salondakilere son haftalarda gerçekleştirdiği ziyaretlere ilişkin bilgi veren Davutoğlu, geçen hafta Aydın ve Muğla'da mitinglere katıldığını hatırlattı.
Davutoğlu, Muğla'da ve Aydın'da Yörük, Türkmen yiğitlerle buluştuğunu, bu kentlerde zeybekle karşılandığını belirterek, şunları söyledi:
"Şimdi de buradan, herkese, milletin arasına fitne sokmak isteyen herkese, cesaretle karşı çıkarak diyoruz ki bugün de burada Kürt yiğitlerle, Zaza yiğitlerle omuz omuzayız, halay çekiyoruz, zılgıt çekiyoruz. Türkmenleri, Yörük yiğitlerini, Zaza yiğitlerinden, Kürt yiğitlerinden ayırmak isteyenlere inatla, Batı Toroslar ile Güneydoğu Toroslar, Karacadağ kardeş diyoruz. Menderes ve Sakarya ile Dicle kardeş diyoruz. Daha sonra gittiğim Tekirdağ'da, Evlad-ı Fatihan ile buluştuğum Tekirdağ'da, Üsküp'te, ruhuma çekerek hissettiğim Evlad-ı Fatihan ruhuyla işte burada Diyarbakır'ın her bir suruna, her bir burcuna, her bir minaresine nüfuz etmiş Selahaddin-i Eyyubi ruhu aynı ruhtur. Evlad-ı Fatihan ile Selahaddin-i Eyyubi'yi ayırmak mümkün mü? Kudüs fatihleri ile İstanbul fatihlerini ayırmak mümkün mü? Diyarbakır üzerinden bir asra, bir millete, bütün bir Ortadoğu coğrafyasına selam vermeye geldik "
Davutoğlu, konuşmasında, Diyarbakır'ı ve Diyarbakırlıları en iyi şekilde anlatan bir anısını paylaştı. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 2010'daki referandum öncesinde kente geldiklerini, cuma namazı için Hazreti Süleyman Camisi'ne gittiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sıcak bir gün. Hepimiz terlemişiz. Alnımız, yüzümüz terlemiş. Ben, şöyle elimle ceplerimi yokladım, bir mendil bulmak için. Emin olun 10 saniye geçmemişti ki sağ tarafımdan bir mendil uzandı, arka saftaki bir Diyarbakırlı kardeşimden. Aldım, sildim terimi. Sonra döndüm mendilini iade etmek için, dedi ki 'Sayın Bakanım sizin olsun. Emin ol hiç kullanmamıştım, hiç kullanmamıştım tertemizdi.' Dedim ki 'Ey aziz kardeşim, Keşke kullanmış olsaydın ve o ter, senin terin o mendile, sonra da benim terime karışsaydı. İşte o zaman o mendili çok daha fazla severdim. Mendili aldım, cebimi koydum. Hala tarih ve notla birlikte eşimin hatıra bölümünde sakladığı aziz bir hatıradır. Diyarbakırlı öyle ki bir kardeşi, kim olursa olsun, bir ihtiyaç içindeyse o anda mendil, başka bir şey olabilirdi. Hiç düşünmeden elindekini verir, gönlündekini verir, zihnindekini verir. İşte Diyarbakırlı bu. Biz de diyoruz ki eğer Diyarbakırlı kardeşimin bir tek saç teline bir zarar gelse, yağına tek bir diken batsa o diken yüreğimize batar. O saç teli bizim en aziz emanetimiz olarak koruyacağımız bir mübarek emanet olur."
Bu kardeşlik ebediyete kadar sürecek
Konya ile Diyarbakır'ı, Hazreti Mevlana ile Diyarbakır'ın alimlerini ayırt etmediklerini belirten Davutoğlu, "Diyarbakır sokaklarında birlikte yürüyeceğiz. Milletimizin eşit fertleri olarak Diyarbakır'da da Ortadoğu'da da dünyanın her yerinde de omuz omuza yürüyeceğiz. Ertuğrul Gazi'nin torunları, Selahaddin Eyyubi'nin torunları ayağa kalkacak. Fitneye karşı ayağa kalkacak. Çatışmak isteyenlere karşı inadına barış diyecek, inadına kardeşlik diyecek, inadına yeni Türkiye, yeni Ortadoğu, yeni dünya diyecek" değerlendirmesini yaptı.
Aydın, Muğla ve Tekirdağ'dan sonra geçen hafta Bürüksel, Berlin ve Zürih'e gittiğini, coşkuyla salonları dolduran Türklerle buluştuğunu anımsatan Ahmet Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Ülkemizin güzel şehirlerini sayarken Diyarbakır'dan gelme bir kardeşim oradan haykırdı, 'Diyarbakır Başbakanım' dedi, 'Diyarbakır'. İşte nasıl tarihte omuz omuzaysak, bugün yurtdışında, Avrupa'da hangi salonda kardeşlerimizle, vatandaşlarımızla buluşsak aynen Çanakkale Savaşı'nda olduğu gibi omuz omuza duran kardeşlerimizi görürsünüz. Eğer bir yerde bir camiye saldırı olmuşsa o camide yan yana duran kardeşlerimizi görürsünüz. Bu kardeşlik ebediyete kadar sürecek. İşte biz, bunun için Çözüm Süreci diyoruz. Çözüm Süreci herhangi bir konjonktürel çaba değildir. Çözüm Süreci bir seçim kazanmak ya da kaybetmemek için açılan bir yol değildir. Çözüm Süreci işte biraz önce zikrettiğimiz tarihdaşlığın vatandaşlıkla buluştuğu, kaderdaşlığın tesis edildiği bir süreçtir."
Kaderimizi bütün bir milletin kaderi yapmaya kararlıyız
Diyarbakırlılarla hasbihal etmek istediğini ifade eden Davutoğlu, "Ta ki Diyarbakır üzerinden bütün Doğu, Güneydoğu bölgelerimiz ve bütün ülkemiz tekrar Çözüm Süreci'ni tam anlamıyla anlasın ve Çözüm Süreci'ne darbe vurmak isteyenlerin maskelerini de indirsin" dedi.
Kendilerinin asırlarca bir arada yaşamış bu ebedi kardeşleri bir arada tutmaya çalışıtığını vurgulayan Davutoğlu, birilerinin ise bölmeye, ayrıştırmaya, kardeşlerin arasına fitne sokmaya uğraştığını belirtti.
Çözüm Süreci'ni yerli, milli bir proje olarak başlattıklarını ve böyle bir proje olarak başarıya götüreceklerini bildiren Davutoğlu, "30 yıldır bu ülkenin anaları Doğu'da ve Batı'da, Kuzey'de ve Güney'de evlat acısıyla ağladı. Biz bu kaderi değiştirmeye kararlıyız. Kaderimizi bütün bir milletin kaderi yapmaya kararlıyız" diye konuştu.
Ahmet Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Geçmişte ne zaman bu meseleleri çözmek için yola çıkılmışsa hep engeller çıkarıldı. 1993 baharını hatırlayın. Rahmetli Özal, ateşkes için, çözüm çabası için bir gayrete girmişti. O gayretin önemli bir şahsiyeti olan Eşref Bitlis rahmetliyi şehit ettiler. Sonra 33 askeri şehit ettiler. Arkasında da Özal vefat etti. Bütün o çözüm süreci bir anda akamete uğradı. Daha sonra 2001'de rahmetle andığımız Gaffar Okkan'ı ve her zaman, bugün dahi Türkiye'nin her yerinde Gaffar Okkan ismi, Diyarbakır'da da Türkiye'de de her yerde kardeşliğin sembolü olmuştur. Buraya gelmeden önce bu mübarek şehidimizin eşi Fehime Hanım'ı aradım tekrar taziyelerimi sundum ve dedim ki 'Diyarbakır'a gidiyorum.' O da dedi ki: Selamlarımızı iletin şehit Gaffar Okkan'ın şehrine. İşte bizim kardeşliğimiz budur.
Rahmetli Necmettin Erbakan Hoca yine çözüm için çaba sarfettiğinde 28 Şubat devreye girdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2005'te Diyarbakır'a geldiğinde yeni bir dönem başlattı. Ret politikalarını rafa kaldıran yeni bir dönemin işareti verildi. O günden bu güne AK Parti kadroları bir an dahi Çözüm Süreci'nden ayrılmadı. Ama ne yaptılar bakın. 2005'te Diyarbakır konuşmasıyla Çözüm Süreci üzerinden tekrar milletin ebedi kardeşliği ihdas edilmeye başlanmışken, 2006'da Türkiye'de isminden başka cumhurla hiçbir ilişkisi olmayan Cumhuriyet Mitingleri tertip edildi. Danıştay saldırısı yapıldı. Devlet içindeki bazı çeteler aynen 90'lı yıllardaki gibi kara bir dönemi başlatmak istediler. Milli iradeyle iş başına gelen ve çözüm iradesi ortaya koyan AK Parti'yi iktidardan indirmek istediler." 
Davutoğlu, AK Parti Hükümeti'nin, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni devreye soktuğunda, paralel çetelerin devreye girdiğini, MİT Müsteşarı'na 2012'de kumpas kurulduğunu belirterek, "Sadece çözüm süreci için onu hesaba çekmek istediler. Biz yılmadık, 2013'te Çözüm Süreci'ne yeni bir ivme kattık. 2013 baharı tam da verilen mesajlarla, Nevruz mesajlarıyla, benim de buraya gelip Diyarbakır konuşmasıyla teyit ettiğim bu mesajlarla yepyeni bir dönem başlayacakken, silahlı unsurlar Türkiye'yi terk edecekken, terk etmeye başlamışken, Gezi provakasyonları yaptılar. Gezi provakasyonları üzerinden çözüm sürecini durdurmak istediler" diye konuştu.
Diyarbakır hep yanımızda
Davutoğlu, salondakilerin tezahüratları üzerine, "Maşallah  Diyarbakır hiç susmuyor.Diyarbakır hep ayakta. Diyarbakır hep yanımızda. Allah Diyarbakır'dan razı olsun.  Diyarbakır bizi anlar, biz Diyarbakır'ı anlarız,Diyarbakır biziz, biz Diyarbakırız. Diyarbakır'ın yiğit ak gençleri sizinle daha çok ders yapacağız, çok beraber olacağız inşallah" ifadesini kullandı.  
Çözüm Süreci ivme kazanmışken Gezi Parkı odaklı olaylarla bir anda bütün ülkenin karanlığa boğulmak istendiğini belirten Davutoğlu, "Ama biz bu yola kararlı çıkmış AK Parti erleri, durmadık. Tam o Çözüm Süreci provake edilmek istenirken, Gezi provakasyonu yapılırken biz 2013 Haziranı'nda Çözüm Süreci yasasını çıkardık. Tarihte ilk defa çözüm süreci bir yasal çevreveye girdi, bir yasal çevrevevye oturdu" dedi.
Her ne surette olursa olsun mutlaka başarıya ulaşacak
Bu süreçte 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidildiğini, Diyarbakır konuşmasında kardeşlik tohumunu diken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, milletin, cumhurbaşkanlığı makamını layık gördüğünü belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Sayın Cumhurbaşkanımızla AK Parti Olağanüstü Kongresi'nde devir teslim yaparken ikimiz de konuştuk. Bir hususun altını vurguladık. 'Çözüm Süreci bizim için varoluş meselesidir, Çözüm Süreci'ne her zaman sahip çıkacağız' dedik. Milletimize taahhütte bulunduk. Milletimizin huzurunda o Cumhurbaşkanı olarak, ben Başbakan olarak. İşte bir kez daha söylüyorum. Çözüm Süreci her ne surette olursa olsun mutlaka başarıya ulaşacak. Mutlaka analar arasındaki ebedi kardeşlik kaim kılınacak. Gençler, Diyarbakır sokaklarındaki gençler, Cizre'de, Van sokaklarındaki gençler, Edirne'deki, Konya'daki gençler dağlarda karşı karşıya değil barış sofralarında bir arada olacaklar. Hiçbir şekilde onları karşı karşıya getirtmeyeceğiz."
Birlikte Kudüs'ün, Şam'ın özgürlüğü için çalışacaklar
Davutoğlu, milletin her ferdinin, her bir gencin kendileri için aziz olduğunu vurgulayarak, Selahaddin Eyyubi'nin, Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin torunlarının hep birlikte yeni bir döneme, yeni bir dünyaya yürüyeceğini, birlikte Kudüs'ün, Şam'ın özgürlüğü ve dünyada adalet için çalışacaklarını söyledi. 
 62. Hükümeti kurar kurmaz yaptıkları ilk işin, Çözüm Süreci'ne bir mekanizma çerçevesi kazandırmak olduğunu aktaran Davutoğlu, "Çözüm Süreci'ni hiç aksamayan bir mekanizma çerçevesine oturttuk. Kurullar, komisyonlar kurduk. Tam tekrar yola çıkmışken, tekrar Çözüm Süreci'ne ivme katmışken, Yeni Türkiye diyerek, yeni Türkiye'de bütün vatandaşlarımızın özgürlüğü, demokrasi için yola çıkmışken 6-7 Ekim Kobani olaylarını çıkardı provokatörler. 6-7 Ekim Kobani olayları Kobani için çıkmadı" dedi.
Kim bu topraklara yürüyerek gelirse hepsine kapımız açıktır
Başbakan Davutoğlu, Kobani'ye, Suriye'nin her şehrine, tüm mazlumlara selam göndererek, şunları kaydetti:
"Kobani'yi her kardeşimi alnından öpüyor, bağrıma basıyorum. 3 günde 17-20 Eylül arasında 197 bin Kobanili kardeşini sınırdan almış olan bu ülke Kobani'yi unutabilir mi? O zaman söyledim tekrar söylüyorum: Kobani bize tarihin emanetidir. Oradaki kardeşlerimiz bize tarihin emanetidir. Onlara sahip çıkacağız. Ama şunu da söylüyorum, Kobani'ye nasıl sahip çıkmışsak, Halep'teki Arap'a da sahip çıkacağız. Bayırbucak'taki Türkmen'e de sahip çıkacağız. Hristiyan'a da sahip çıkacağız, herkese sahip çıkacağız. Kim bu topraklara yürüyerek gelirse hepsine kapımız açıktır."
Türkiye'de, geçmişte Kürtçe konuştuğu için cezalandırılanlar olduğunu anlatan, Kürtçe üzerindeki yasakları hatırlatan Davutoğlu, "Allah aşkına, şimdi bir düşünün, eğer AK Parti iktidarları olmasaydı, böyle bir salonda bir başbakana 'Denge Bıratiye Serokwezir' (Kardeşliğin Sesi Başbakan) diye yazılır mıydı? Ve o Başbakan dönüp, 'Hebunave hebunamaye' (varlığınız varlığımızdır) der miydi? İşte diyoruz. İnşallah, biraz vakit bulsam güzel Kürtçemizi de güzel Türkçemiz kadar öğrenmek istiyorum. Süleymaniye'de, oradaki kardeşlerimize Kürtçe hitap ettiğimde, salonun nasıl ayağa kalktığını gördüm. Biz bütün yasakları kaldırdık" diye konuştu.
OHAL'in, EMASYA'nın, mezralara yönelik yasağın, Kürtçeye ve Kürtçe propagandaya ilişkin yasakların partisince kaldırıldığını belirten Davutoğlu, şunları söyledi:
"İşte bizim için Serok Ahmet diyorlar. Sağolun, teşekkür ediyorum. Bizim şiarımız ne, biliyor musunuz? Diyarbakır'da Dicle konuşmasında zikrettiğimde bütün salon çok hislenmişti. Bir kez de burada zikredeyim. Saraybosna'da bundan 3 sene önce çok büyük bir kalabalığa Türkçe hitap ettiğimde, bir yer geldi ve 'Dünyada bütün şehirler yok edilse, Saraybosna ayakta kalsa, insanlık yeniden inşa edilirdi', dedim. Daha Boşnakçaya çevrilmeden, bütün, binlerce Boşnak ayağa kalktı, aynen buradaki Diyarbakırlılar gibi. Saraybosna'ya da selam olsun. Alkışladılar, tekbir getirdiler, aynen Diyarbakır gibi. Tercüman döndü, sonra bana dedi ki, 'Hocam, Boşnaklar ne zaman Türkçe öğrendiler, bilmiyorum'. O zaman dedim ki, 'Eğer biz dilden kulağa konuşuyor olsaydık, tercümana da tercümeye de ihtiyaç vardı. Gönülden gönüle konuşanlara tercümana da tercümeye de ihtiyaç yoktur. Biz, Selahaddin Eyyubi'nin o onurlu ordusundaki Türkmenler, Kürtler, Araplar, Zazalar, hangi dilde anlaşmışlarsa o dilde anlaşırız. O gönül dilidir, o adalet dilidir.
İşte bütün bu yasakları kaldırdık, bütün bu yasakların karşısında dimdik durduk, durmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de inşallah özgürlükçü bir anayasa, bu milletin taleplerini karşılayan bir anayasa için seçimlere gidiyoruz. Ve bu kardeşlik şehrinden bütün ülkemize, eşit ve özgürlükçü bir ülkeye, yeni Türkiye'ye merhaba diyoruz. Merhaba yeni Türkiye, merhaba özgürlükler Türkiyesi."
Diyarbakırlı korumasını gösterdi, Diyarbakırlı şairleri andı
Davutoğlu, salondaki koruma ekibinin içinde bulunan Mehmet Çiftçi'nin Diyarbakırlı olduğunu bildirerek, "İşte Diyarbakırlı korumam, canım ona emanet. Canımız Diyarbakır'a emanet" dedi.  
Diyarbakırlı Şair Ahmed Arif'in, "Diyarbekir kalesinden notlar" şiirinden birkaç dizeyi okuyan ve "Biz, düşündüğümüzü Diyarbakır gibi düşünürüz" diyen Davutoğlu, Diyarbakırlı bir başka şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın, "Memleket isterim / Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun / Kardeş kavgasına bir nihayet olsun" dizelerini aktararak, şunları kaydetti:
"Memleket istiyorum, kardeş kavgasına bir nihayet olsun. İşte ikinci esas, Diyarbakır'dan bütün ülkeye seslenerek söylüyorum, herkesin eşit haklara sahip olduğu özgür bir Türkiye, demokratik bir Türkiye. Üçüncüsü, Çözüm Süreci üzerinden bu ülkede sağladığımız birlik ve beraberlik temelinde, yeni bir Ortadoğu hedefliyoruz. Türkün, Kürdün, Arabın kardeş olduğu bir Ortadoğu istiyoruz. Suriye'deki zalimlere karşı, Suriye'deki zalim rejime karşı, Suriye'deki zalim terörist IŞİD'e karşı, her yerde Kürtlerin, Türklerin ve Arapların omuz omuza durduğu yeni bir Ortadoğu istiyoruz. Emperyalistlerin bölmek istediği Ortadoğu'ya karşı, biz birleşik, bütün, vahdet içinde bir Ortadoğu diyoruz. Tevhid Ortadoğusu diyoruz. Hz. İbrahim'in Ortadoğusu diyoruz. Selahaddin Eyyubi'nin Ortadoğusu diyoruz. Sultan Abdülhamid'in Ortadoğusu diyoruz. İşte o Ortadoğu'da, Kudüs de özgür olacak, Filistin de özgür olacak. Halklar kardeş olacak, bir ve beraber olacak." 
Diyarbakır kültürün, ulaşımın merkezi olacak
Diyarbakır'a 12 yılda, 16 milyar lira yatırım yaptıklarını belirten Davutoğlu, Diyarbakır çevresindeki 44 kilometrelik bölünmüş yola, 343 kilometre daha eklediklerini, çevre yolunu en kısa zamanda tamamlayacaklarını belirtti. 
Diyarbakır'ı Ortadoğu'nun, Kafkaslar'ın, Hazar'ın merkezi yapma ideallerinin olduğunu ifade eden Davutoğlu, 2023'e doğru, Diyarbakır otoyolu tamamlandığında Habur ile Akdeniz'in bağlanacağını, demiryoluyla da Erzincan-Diyarbakır-Mardin hattının kurulacağını kaydetti.
Kuzey-güney demiryolunun, doğu-batı karayoluyla birleşmesiyle, Diyarbakır'ın ticaretin, kültürün, ulaşımın merkezi olacağını dile getiren Davutoğlu, bu yıl uluslararası terminali açacaklarını, böylece Diyarbakır'ı dünyanın en önemli hava ulaşım merkezlerinden biri haline getirmeye çalışacaklarını söyledi.
Diyarbakır'da, 2002'de 211 bin hava yolcusu varken, bunun şimdi 1 milyon 200 bine yükseldiğini belirten Davutoğlu, büyük reformlarla, Diyarbakır'a 4 bin yeni derslik kazandırdıklarını, öğrencilere 17 bin 718 tablet, 16 bin 399 bilgisayar dağıttıklarını, 30'a yakın spor tesisi yaptıklarını anlattı.
Davutoğlu, Diyarbakırspor'a başarılar dileyerek, temeli atılan 33 bin kişilik bir stadyumun, gelecek yıla inşa edilmiş olacağını, Diyarbakırspor'un bir maçını izlemeye geleceğini söyledi.
Dünyanın en önemli tarım havzası olacak
Tekirdağ'da, pirinçte KDV oranını yüzde 8'den, yüzde 1'e indirdiklerini duyurduğunu anımsatan Davutoğlu, şunları kaydetti:
 "Kırmızı mercimek, nohut, kuru fasulyeye verdiğimiz pirim desteğini yüzde 100 artırıyoruz. Kırmızı mercimek, nohut ve kuru fasulyede sertifikalı tohum kullanımında, yüzde 20 ile 50 arası artış sağlayacağız. Meyve üreticilerimize verdiğimiz fidan desteğini yüzde 50 artırıyoruz. 42 ilimize, Diyarbakır da içinde, hibe fonlarından 3 milyar vermiştik, 3 milyar daha vereceğiz. Süt ve süt ürünleri konusundaki hibe oranını yüzde 70'e çıkaracağız. Bütün tarım alanlarında hibe oranlarını artırıyoruz, artırmaya devam edeceğiz. İnşallah Diyarbakır, GAP bölgesi, bütün bu havza Ortadoğu'nun da dünyanın da en önemli tarım havzalarından biri olacak. Ve Diyarbakır'ı bir kültür merkezi yapmak için, çok acı hatıralar taşıyan hapishaneyi kültür müzesi, Diyarbakır müzesi haline dönüştürüyoruz. Bundan sonra Diyarbakır sadece kültürle, barışla, kardeşlikle anılacak."
Kendisini dinleyen Diyarbakırlılara, "Çözüm sürecinin başarısı için gece gündüz çalışmaya devam edecek miyiz? Kardeşliği ve birliği Diyarbakır'dan bütün Türkiye'ye, bütün Ortadoğu'ya, bütün dünyaya haykırmaya devam edecek miyiz? Bu kardeşlik fikri etrafında tevhidin sesini cümle aleme haykırmaya devam edecek miyiz? Tevhid şehri Diyarbakır, tevhidi ebedi kılacak mıyız? İnşallah Haziran seçimlerinde, çözüm sürecinin nihai başarısı için AK Parti'ye en büyük desteği vermek için çalışmaya hazır mıyız" diye soran Davutoğlu, "Evet" karşılığını aldı.
Başbakan Davutoğlu, bu kadar inançlı bir AK Parti kadrosu varken, yollarının açık olacağın, milletvekilleriyle, bütün teşkilatlarla beraber haziranda kutlu yolculuğa devam edeceklerini kaydetti.
Davutoğlu,  "Artık bu topraklarda bir daha acı duyulmasın. Bir daha kimse evladım ne olacak diye düşünmesin, dağa kaçırılan Diyarbakır anneleri gibi, anneler bir daha hiçbir acı hissetmesin. Diyarbakır sokakları Konya sokakları gibi emin olsun" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır'da, Kobani bahanesiyle çıkarılan sokak olayları nedeniyle zarar gören yerleri kısa sürede yenilediklerini belirten Davutoğlu, Diyarbakır sokaklarının bir daha yangın yerine çevrilmemesi için her türlü tedbiri alacaklarını vurguladı. Başbakan Davutoğlu, "Kobani'yi nasıl koruyorsak, koruyacaksak, Kobanili kardeşlerimize nasıl bağrımızı açtıysak, Suriye'de, Irak'ta, Sünni, Şii, Alevi, Yezidi, Hristiyan, Türkmen, Arap herkese bağrımızı açacağız" diye konuştu.
Çözüm süreci milletin malıdır
"Bütün milletin malı olan çözüm süreciyle ilgili bütün taraflarla görüştüklerine" işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Buradan bir kez daha söylüyorum,  çözüm süreci milletin malıdır, milletin istikbalidir, milletin geleceğidir. Bütün vatandaşlarımızın istikbali olan çözüm sürecine sahip çıkacağız. Tekrar olaylar sükuna erip,çözüm süreci ivme kazandığında Cizre provokasyonu oldu. Cizre provokatörleri de yine kardeşi kardeşe kırdırmaya çalıştı. Onlara karşı da tedbir aldık, alacağız. Ama bilinsin ki her bir Cizreli bizim kardeşimizdir. Hangi yaşta, hangi çağda olursa olsun, her bir Cizreliyi, Diyarbakırlıyı bütün milletimizi bağrımıza basıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bizim sahiplendiğimiz ve başarı için her şeyimizi feda etmeye hazır olduğumuz, ezeli ve ebedi kardeşlik projesi olan çözüm sürecine sahip çıkacak mısınız? Türkiye'nin doğusuyla batısını, kuzeyiyle güneyini kardeş kılacak mısınız? Diyarbakır'ı Konya'ya kardeş kılacak mısınız? Selahaddin-i Eyyubi'nin ordusundaki Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin kardeşliği gibi bütün bir Ortadoğu'da ezeli ve edebi kardeşliği inşa edecek misiniz? İşte bizim Diyarbakırımız bu, yiğit Diyarbakırımız bu, vahdet şehri Diyarbakır bu, tevhit şehri, birlik şehri Diyarbakır bu. Allah Diyarbakır'dan, Diyarbakırlılardan razı olsun."
Çözüm sürecinin omurgası tarihdaşlıktır
"Çözüm sürecinin omurgası tarihdaşlıktır, ortak tarihimizdir. Ayrılmaz ve bir bütün olan ortak tarihimizdir. İslam medeniyetinin mihver şehri  Diyarbakır bunu çok iyi anlar. İbrahimi milletin, milleti İbrahimin ve bütün nebilerin şehriDiyarbakır bunu çok iyi anlar" şeklinde konuşan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz, güzel Türkçemizi, güzel Kürtçemizle kardeş kılmaya geldik. Yunus Emre'nin dizelerini, Fekiye Teyran'ın dizeleriyle buluşturmaya geldik. Ezeli ve ebedi tarihi kardeşliğimizi daim kılmaya geldik. İdrisi Bitlisi'nin ruhunu şadetmeye geldik. İşte bunun için semboller önemlidir. Bu fikre kim karşı çıkıyor biliyor musunuz? Çağdaş gibi görünen ama çağdışı, dışlayıcı bir ideoloji olan ulusalcılar karşı çıkıyor. Yani Milleti İbrahim diyenlere, Türk ulusalcıları diyor ki 'Onu unutun, Selçukluyu unutun, Osmanlıyı unutun, Osmanlıca'yı unutun. Gelin İslam öncesi tarihle yeni bir tarih inşa edelim. Onun için bu memlekette onlarca yıl Osmanlı arşivini okuyacak kimse kalmadı neredeyse. Türk ulusalcıları tek parti döneminde böyle iddialarla bizi bağımızdan, kökümüzden koparmaya çalışırken sonra Kürt ulusalcıları çıktı. Türk Baascıları gibi Kürt Baascıları da 'Unutun o İslam asırlarını, daha öncesine gidin, Metlere, Perslere gidin. Onlar da tarihimiz. Anadolu'nun hepsi bizim tarihimiz. Ama bilsinler ki Anadolu'nun mayası tevhit mayasıdır, İslam mayasıdır. Anadolu'nun mayası, medeniyetimizin mayası, Diyarbakır'ın mayası, vahdet mayasıdır."
Başbakan Davutoğlu, Hazreti Muhammed'i tasvir eden karikatürlerin yayımlanması ve İslam'a yönelik saldırıları protesto için Diyarbakır'da düzenlenen gösterilere değinerek, şunları söyledi:
"Onun için ne zaman Hazreti Peygamber aleyhisselama herhangi yerde bir edep dışı davranış olsa, önce Diyarbakırlı ses verir. Dün burada toplanan Diyarbakırlı kardeşlerime de selam ediyorum. Hazreti Peygamber izzetini, vakarını koruyan her bir kardeşime selam ediyorum. Dünyanın her yerinde onun izzetini ve vakarını korumak için başımızı vermeye hazırız. Yolumuz onun yoludur. Ama birileri o birliğimizi, beraberliğimizi temsil eden, İslam medeniyet mayasını köreltmeye çalıştı. Araya şu veya bu ulusalcı yaklaşımları soktu. Çözüm süreciyle bu toprakların mayası olan Malazgirt'te yan yana durmuş olan, Kürt, Türk, Zaza yiğitler yine yan yana olacaklar. İdrisi Bitlisiyle beraber olanlar yine yan yana olacak. İnşallah bu ebedi kardeşlik daim kılınacak."
Türk bayrağında bulunan hilal ile ayı kaldırmaya kalkan bir takım ulusalcılar çıktığını belirten Davutoğlu, Türk bayrağının dünyadaki mazlumların ve tevhidin bayrağı olduğunu söyledi.
Ahmet Davutoğlu, "Bu al bayrak dünyada mazlumların bayrağıdır artık, tevhidin bayrağıdır. O al bayrak için, o al bayrak semalardan inmesin. O al bayrağın temsil ettiği ezan dinmesin diye Türkü, Kürdü, Zazası, Lazı, Çerkezi, Arnavutu, Boşnağı, Çanakkale'de, Kut'ül Ammare'de şehit düştü" dedi.  Davutoğlu, söyle devam etti:
"Nereye giderseniz gidin bu ay yıldız var ya bu ay yıldız, tevhidi temsil eder, milleti İbrahimi temsil eder. Onun için Filistin'de bu al bayrak var. Onun için bugün Somali'de bu al bayrak var. Biz, Diyarbakır'da da ülkemizin her köşesinde de birilerine inat al bayrağın temsil ettiği her şeyi, hilalin temsil ettiği İslam'ı, hilalin ve ayın ve yıldızın temsil ettiği istikbali savunmaya devam edeceğiz. Allah Diyarbakır'dan razı olsun. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. İşte tarihdaşlık budur, işte kaderdaşlık budur. Biz, bu inançla, bu tarihi bilinçle çözüm sürecini bir kardeşlik süreci kıldık, kılmaya devam edeceğiz."
"Kiziroğlu Mustafa Bey" parçası ilk defa Kürtçe ve Arapça çalındı
Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, salona gelişinde Türk bayrakları, AK Parti flamaları, sloganlar ve zılgıtlarla karşılandı.
Salon içini çevreleyen platformdan geçerek vatandaşları selamlayan Davutoğlu ve eşi karanfil dağıttı. Bu sırada salonda kendisi için uyarlanan "Kiziroğlu Mustafa Bey" parçası Kürtçe olarak çaldı. 
Parçanın "ilk defa" Kürtçe ve Arapça da çalındığı kongrede, vatandaşlar Davutoğlu'na yoğun sevgi gösterilerinde bulundu.  
Davutoğlu, salona girişinde kendisine hediye edilen Diyarbakırspor atkısını omzunda kürsüye çıktı. 
Davutoğlu'nun konuşması zaman zaman "Diyarbakır seninle gurur duyuyor", "Milletin gururu Davutoğlu" sloganlarıyla kesildi.
Kongrede, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker kürsüde konuşurken bir vatandaş Davutoğlu'nun yanına gelerek selam verdi. Remzi Alyu isimli vatandaşın 2008'de Bingöl'de meydana gelen bombalı saldırıda yaralandığı ve Davutoğlu'dan yardım istediği öğrenildi.
Türk Bayrağı'nın yanı sıra büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun posterinin asıldığı salonda, "Selahaddin-i Eyyubi'nin toruları yeni Türkiye yolunda hocasıyla yan yana", "Çözümün kalbi Diyarbekir'e hoşgeldiniz" ve "Kardeşliğin sesi Başbakan Davutoğlu" anlamına gelen "Denge Bıratıye Serokvezir" pankartları yer aldı.
Konuşmasının ardından Davutoğlu'na, Diyarbakır'ın plakası olan "21" sırt numaralı ve üzerinde adının yazdığı Diyarbakırspor forması ile engelli vatandaşlar tarafından fotoğrafının işlendiği halı hediye edildi.
Kongreye Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Genel Başkan Yardımcıları Süleyman Soylu, Öznur Çalık ve Diyarbakır ve bazı bölge milletvekilleri de katıldı. 
Valiliğe ziyaret
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır Valiliğini ziyaret etti.
Davutoğlu, partisinin Seyrantepe Spor Salonu'ndaki kongresinin ardından Başbakanlığa ait otobüsle salonun bulunduğu alandan ayrıldı.
Vatandaşların sevgi gösterilerinde bulunduğu Davutoğlu, otobüsten inerek çocuklara oyuncak hediyeler verdi. 
Otobüsünü daha sonra Anıtpark'ta durdurtan Davutoğlu, valilik binasına kadar yürüdü. Eşleri ve çocuklarının cezaevinde bulunduğunu belirten kadınların taleplerini dinleyen Başbakan Davutoğlu, daha sonra sokak satıcısından satın aldığı simitleri eşi Sare Davutoğlu ile vatandaşlara ve gazetecilere ikram etti.
Valiliğe girişinde Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy tarafından karşılanan Davutoğlu ve eşine, iki çocuk çiçek takdim etti. Çocuklara hediye veren ve fotoğraf çektiren Başbakan Davutoğlu, daha sonra polis mangasını selamladı.
Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, daha sonra valilik bahçesinde fidan dikti. Fidana kürekle toprak atan ve cansuyunu veren Davutoğlu çifti ardından valilik binasına geçti.
Ziyarete Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de eşlik etti.
Davutoğlu, Diyarbakır'da öldürülen gençlerin aileleri ile görüştü
Başbakan Davutoğlu, 6-7 Ekim'de IŞİD bahanesiyle düzenlenen gösterilerde kentte vahşice öldürülen Yasin Börü, Hasan Gökgöz, Hüseyin Dakak ve Riyat Güneş'in aileleriyle görüştüğü bildirildi.
Başbakanlık Basın Merkezince paylaşılan görüntülere göre, Davutoğlu, valilikte basına kapalı gerçekleşen ziyarette, ailelerle bir araya geldi.
Yasin Börü, Hasan Gökgöz, Hüseyin Dakak ve Riyat Güneş'in ailelerine tek tek başsağlığı dileyen Davutoğlu, daha önce telefonla görüştüğü Gökgöz'un babası Mehmet Gökgöz'e sarıldı. 
Yasin Börü'nün kardeşi Furkan Börü'yü alnından öpen Davutoğlu, ailelere "Bu işi yapanların bulunduğunu ve olayın hesabının sorulacağını" söyledi. 
Başbakan Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu da ailelerle yakından ilgilendi, başsağlığı dileklerini iletti.
Anne Hatice Börü
Görüşmenin ardından Yasin Börü'nün annesi Hatice Börü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Davutoğlu çiftinin kendileriyle yakından ilgilendiğini belirtti.
"Sare Davutoğlu ile konuştuğumda çok üzüntülüydüm. Ona yaşadığımız acıları anlattım. Böyle olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini belirttim" diyen Börü, Sare Davutoğlu'nun kendisine, "Acınızı paylaşıyorum, umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Evladını kaybetmek çok acı, sizinle aynı duyguları paylaşıyoruz" dediğini bildirdi.
Yasin Börü'nün amcası Mustafa Börü de Başbakan Davutoğlu'nun aileleri Ankara'ya davet ettiğini kaydetti.